
Yağmuru büsbütün kucaklayan içim döktü tüm mısraları.Ağlamayı artık gözlerim unutmuş, kaleme bırakıyor tüm ah'ları, sancıları.Özlenesi harflerimi yutturduğun çok vakiydi. Kabullenişim seni, son seferi bozgun bilişimdendi. Susmalıydık, ötesi yoktu çünkü belliydi.
Kaç hatırayı silip bozdum hatrına, beceriksiz çocuklar gibi düşünce ağladım. Besbelli bu bizim hikayemizdi, ikimizinde yaptığı beceriksizliğin resmiydi. Gitmeleri uygun gördük hep, kalmaları gurura satarken. Susarken konuşmayı uygun gördük, böyle öğrendik böyle büyüdük. Aşamadık çizgilerin ötesini, biz hep öğretildiği gibi konuşurduk.
Kaç zalim heceyi kovdum başımdan, yangını bilirdim sendendi.Ya içime sokup tüketecektim benliğimi, ya ardınsıra düşecektim beyaz kağıtlara, gözlerim adımlarına ve hayalin odamın tüm duvarlarına. Geceyle başbaşa ağıt dökecektik sana, sana adanana. Kalbim bu hicranla son bulacaktı paramparça.
Seni bilip sustuğumdan beri, mavi bir düşünceyle arkadaştık, sen susunca siyaha çalardık, kızınca kırmızıya anlayacağın biz sana bakarken ruhumuzu satardık. Yorulursun aynalardan elbet, bende yoruldum çoktan beri güzel göstermiyor gözlerimi. Umut etmiştim oysa içinde ki ışığın yalnız seni seveceğini.
Bozuldu Ahit
dağıldı mürekkep
hesap soracak kağıt kalem.
namluya sürdüğün son kurşun bendim
bu yüzden içimizde ki sözler zehir zemberek.
10/12/08
01:29
A.Coşar