Kalem Güncesi

sır olana dair



hayatın düzeniyle oynamaya çalışan deli bir çocuğum
düşüyorum, kalkıyorum, yeniliyorum
sadece oyun oynuyorum

işte bunlar kumdan kalelerim
bu da kabaktan atım
şimdi süpürgeden olacak tahtım
hadi gel peri
gözlerimi kapattım...

hayatın düzeniyle oynamaya çalışan deli bir çocuğum
deli bir çocuğum işte
çoktan geçti yirmili yaşım
kırmızı başlığım yok
yada camdan ayakkabılarım
aslında hiç uzun değildi saçlarım

anne kızmıyorum artık masallarıma
geceleri yorgun düşmüyorum
üşümüyorum bir sessizlik duyunca
kalmıyorum aralarda  
silme gözlerimi anne
sadece büyüyorum
bazen yeniliyorum...

A.Coşar

Ahit bozuldu

1/9/2009



Yağmuru büsbütün kucaklayan içim döktü tüm mısraları.Ağlamayı artık gözlerim unutmuş, kaleme bırakıyor tüm ah'ları,  sancıları.Özlenesi harflerimi yutturduğun çok vakiydi. Kabullenişim  seni, son seferi bozgun bilişimdendi. Susmalıydık, ötesi yoktu çünkü belliydi.

Kaç hatırayı silip bozdum hatrına, beceriksiz çocuklar gibi düşünce ağladım. Besbelli bu bizim hikayemizdi, ikimizinde yaptığı beceriksizliğin resmiydi. Gitmeleri uygun gördük hep, kalmaları gurura satarken. Susarken konuşmayı uygun gördük, böyle öğrendik böyle büyüdük. Aşamadık çizgilerin ötesini, biz hep öğretildiği gibi konuşurduk.

Kaç zalim heceyi kovdum başımdan, yangını bilirdim sendendi.Ya içime sokup tüketecektim benliğimi, ya ardınsıra düşecektim beyaz kağıtlara, gözlerim adımlarına ve hayalin odamın tüm duvarlarına. Geceyle başbaşa ağıt dökecektik sana,  sana adanana. Kalbim bu hicranla son bulacaktı paramparça.

Seni bilip sustuğumdan beri,  mavi bir düşünceyle arkadaştık, sen susunca siyaha çalardık, kızınca kırmızıya anlayacağın biz sana bakarken ruhumuzu satardık. Yorulursun aynalardan elbet, bende yoruldum çoktan beri güzel göstermiyor gözlerimi. Umut etmiştim oysa içinde ki ışığın yalnız seni seveceğini.

Bozuldu Ahit
dağıldı mürekkep
hesap soracak kağıt kalem.
namluya sürdüğün son kurşun bendim
bu yüzden içimizde ki sözler zehir zemberek.

10/12/08  
01:29
A.Coşar

cinayet mahali

31/8/2009



şiirlerim kan kokuyor artık
şiirlerim yamuluyor
gittikçe kararıyor

Ellerin bir cinayet mahali oluyor
kaçışıyor suçlu çocuklar
vicdanım öldürülmüş,
süpürüyor yerleri.
ben ne yapacağım artık
gözlerim korkuyor,
kapanıyorlar

dizleri kanayan hüzün
bir balta bulayım diyorsan
yüreğime bulaşma
kanıyor o her gece, hep güzün
topukları çatlamış yürüyemiyor
kalbimin ayakları
dilinden çıkmıyor cümleler, kekeliyor

şiirlerim sevinçsizlikten ölecek
şiirlerim ağlamaktan ölecek
gittikçe topraklaşıyorlar.

Telaş..

11/8/2009





yüzün dar kapılarda kalmış ıslak çocuk yüzü
seyret kaplumbağa adımlarını sayıyor
hayret tavşan zıplamasından korkuyorsun
gözlerini kapama, yoksa
aşka bir adım geç kalıyorsun

Ellerini değdir suya, korkma acıtmayacak
nehiri uyutacaksın masumluğunla
yolcular gelip ayaklarını sokacak suya
nehir huzursuz uyanacak, ağlayacak
sen ağlamasını bile susturamayacaksın

Kaf dağına bu özlemin niye küçük kız  
masal çocukları koşuyor gözlerinde
eteklerine oturup güneşi seyredecekmişsin
salıncak kuracakmış ankalar güllerin üstüne
anlatmadılar mı sana bunların hepsi hikaye

kırılınca aynalar gözyaşlarınla, susma
toplanıp gidecek herşey zamanla
böyle uyutuyor geceler seni
geçecek diyor geçecek bulutlar
yıldızlar gelecek diyor gece, kulağına fısıldayıp

bir telaş ardında saklanıp duruyorsun
öfken katlandıkça raflarına sığmıyor
için ateşlere gebe her susuşa doğuyor
ne olur kapında masallar bekleme
okşanmadık her saç merhametsiz ölüyor...


                                                        A.Coşar



bir ayrılık hüzmesine dönüşüyor hayat
matem havası estiriyor aydınlığa
çiceklerin rengi soluk düşüyor
aynalar küskün yüzleri giyinmiş.
sen gittiğinden beri,
ne yerli yerinde ki

bir martı çığlığına dolanıyorum katıksız
ellerim,
ellerim çoktan yamasını tüketmiş kavgıların

herşey anlamını yitirip, solmuş
ucu yanmış mektuplar hoyratça savrulmuş.
sensizlik  siniyor üstüme
hangi devrine  girsen zamanımın
yetimliğim kokuyor.
ellerinden yoksun kalışım,
büzüştürüyor tenimi.

bir martı çığlığına asılıyorum umarsız
gözlerim,
gözlerim çoktan isyan dilekçesini düşürmüş ardından

hikayesi yok yalnızlığın
dudaklarımın arasına sıkışmış son nefessin
dur diyesim geliyor,
bağlıyor içimde büyüttüğüm her sancı ellerimi.
varlığının son perdesini oynadım
sensizliğin son dilencisiyim ben
aşkının kör kapısında bekçilik bize düştü.

bir martı çığlığına takılıyorum kararsız
sözlerim,
sözlerim çoktan mürekkebi bitmiş sevinci giyiniyor ahımdan

uzaklık  döktürünce anladım
nazarsız bir dünyayı avuçladığımı.
cümlesi satır başı bile olmayı becerememiş
kıyıdan harap, içten karartılı,
dışı da soluksuz fiyakalı heceler
nemelazım şarkılar benim
bir 'ah'  bile olamadım dudaklarında

bir martı çığlığına saklanıyorum zamansız
sesim,
sesim hiç duyulmadı, ardında kaldı ayaklarının.


                                                   A.Coşar

Kaçış...

17/7/2009



yürümenin dışında bütün eylemlerin adı
kaçış kaçış kaçıştır.*

haykırası tüm yalnızlıklarımı susturdum.
niyetim belliydi,
tüm kinimle ardıma dönmeden kaçmak.
ne varsa yakmak,
ardımda kalan tüm sancıları.

Ufakça birikmiş tüm gözyaşlarımı sele vererek kaçmak istedim,yağmuru kendime adaş bilerek,usul usul değmeden kıyı bucağa kaçmak istedim.
Müsveddesi biriken hayallerimin temize çekilecek vakti hiç gelmeyecekti,koyupta onları ateşin koynuna yakmak istedim.İçimin sızısına bir bant çekip,bir damlayı bile emanet etmeyerek yakmak istedim.
Her gülücüğümün hüzne satıldığı an, soluğumu kesen rüzgara bile eyvallah etmeyerek kaçmak istedim.Bilirdim keser hava boğazımı,olsun! ah bile etmeden kaçmak istedim.
Mavi ayaza duran her yenilgimi söküp,ağlanılası tüm üşümüşlüğümü yakmak istedim.
savaşlarımın içinde hep bir cengaver ölürdü, yasını bile tutmadan tüm savaşlarımı yakmak istedim.
Ümitsizliğin bir sıtma gibi tutunuşu ellerimi,kaybedişi tüm pembe hayallerimi.Bırakırken tüm ezberlerimi ümitsizliği de yakmak istedim.Kirpiklerime konmayı unutmuş hülyalarıma küsüp kaçmak istedim.


haykırası tüm yalnızlıklarımı susturdum.
niyetim belliydi,
tüm kinimle ardıma dönmeden kaçmak.
ne varsa yakmak,
ardımda kalan tüm sancıları.

A.Coşar
*İlhami Çiçek



Safâ geldin evime tenha vakit
Be hey mübarek hüzün
Boyun borcum
Gönül harcım
Şiir burcum
Merhaba

Kandır beni yeniden
Hırka kasidesine döndür beni
Giydirip kuşatıp bir ikindiyi
Adına and içilen zamanlardan geçirip
Akşamlardan geçirip
Utandır beni
Doğru sabahlara uyandır beni

Âsiyim böyle biraz
Çağımla kalmadı alış verişim
Sınırlı avunmalar
Onurlu savunmalar kurmadayım
Cür’et bu ya
Bir de sözün gezginiyim üstelik
Olmazlara gönül yormaktır işim

Safâ geldin evime tenha vakit
Be hey mübarek hüzün
Boyun borcum
Gönül harcım
Şiir burcum
Merhaba


Tacettin Şimşek

Kırık Sayfalar

15/3/2009


Bazen biraz umuttur yaşam
   küçük bir kızın kulağına fısıldayan masal gibi
      Bazen biraz umuttur yaşam
         küçük bir kızın kirpiğine takılan hayal gibi...
                                                               
                                                                                                                                  A.Coşar

Masal bitsin.

15/3/2009



bir varmış, bir yokmuş
içimize sokulurmuş,
sevda dedikleri

hayırla yadedilmeyen bir geçmişe çarptı ruhum,
döküldü avucumdan sımsıkı tuttuğum inciler
oysa ne çok sarp kayalıklardan geçmişti yolum
düşerken kalkmayı öğretti bana devrik cümleler

dilsiz yalnızlıklar içimde büyüyen duraksızca
kilitli kapılar koynumda saklı bilinmedik.
susturdun dudaklarımızı insafsızca
biz sadece gökyüzünden saf bir aşk diledik

merhamet avuçlarına sığmayacak kadar büyük
kaldırımlar bitmeyen çile yokuşu sana doğru
birazını tutsaydın belki leyla diye büyürdük
topluyoruz parçalarımızı elde var binlerce soru

dur demeyi öğrenseydi dudaklarım ardından
kolayca ezerdim, yüzüme çarpan isli boğumu
yokuşlar, terime kan katan çalı boyları
öğretemedi bana omurgası dik sevda soluğunu.

bir varmış, bir yokmuş
içimize sokulurmuş,
sevda dedikleri

                             A.Coşar

Can Kırığı

18/2/2009




Beni sevmiyor
Beni sevmiyor
Sevse içi acırdı

Beni sevmiyor
Beni sevmiyor
Sevse içi kanardı

Ağlıyorum,
telaşsız kayboluyor ayakları
Ağlıyorum,
yok oluyor elleri üstümden

Yanıyorum,
bir çığlık düşüyor göğümden
Başım yere eğiliyor
sendeliyorum aniden

Beni sevmiyor
Beni sevmiyor
Sevse içi acırdı

Beni sevmiyor
Beni sevmiyor
Sevse içi kanardı
Benim gibi gözleri yanardı.
  
 A.Coşar